Domuz Avı Nasıl Yapılmalı? Nelere Dikkat Edilmeli?

Domuz, şüphesiz en zor avlanan av hayvanlarından biridir ve keskin duyulara sahiptir. Diğer memeli hayvanlara göre ürkek olmamalarına rağmen hareketlerine de çok dikkat ederler. Ancak, görüş keskinliği ile ilgili tek gerçek, doğal ortamında bulunan 3 boyutlu değişiklikleri fark edebilmesi ve görüş alanındaki hareketi ve parlamaları çok net algılayabilmesidir. Renk farlarına tepki göstermezler.

Yani, domuz avınız sırasında baştan aşağı kamuflaj ya da paylaço kıyafeti giyseniz bile; hareketlerinize dikkat ettiğiniz, ses çıkarmadığınız ve üzerinde ışık yansıtan bir materyal olmadığı sürece bir problem yoktur. Yine de hareket ederken hışırtı gibi sesler çıkarmayan kıyafetleri tercih ederseniz olumlu olacaktır. Çünkü domuzların kulakları kumaşın birbirine sürtmesi ile oluşacak sesleri çok uzaktan bile duyabilecek kadar keskindir.

Örnek Vermek Gerekirse;

Sürek avında domuzu gördünüz ve üzerinize doğru geliyor. Arkanız boşluksa, bir tepe kenarında iseniz biraz geri çekilerek tepe hattında görüşünüzü ufaltırsanız sizi farketmeyecektir. Ancak tepe hattında durmanız halinde domuz bunu farkeder ve değişiklikten dolayı daha şüpheci davranmaya başlar. Aynı şekilde domuz size doğru veya paralel hareket halinde ise yer değiştirmeniz gerekir. ( Eğer sizi beke bırakırlarken belirtildi ise bu geçerli. Aksi taktirde beklenmeyen kazalar söz konusu olabilir, dikkat edelim. )

Domuz hareket ettiği sürece siz de mümkün olduğunca sessiz bir şekilde hareket edebilirsiniz çünkü domuzun yürürken çıkardığı ses sizin sesinizi ona karşı saklayacaktır.

Özellikle dikkat edilmesi gereken başka bir konu ise kokudur. Av kıyafetlerinizin parfüm, deterjan içindeki kokulu katkılar, nikotin, alkol gibi kokuları taşımamasına dikkat etmek gerekmektedir. Bu konuda bir kaç öneri verecek olursak eğer;

– Kıyafetlerin doğal malzemelerle yıkanması
– Diğer giysilerden ayrı olarak hava almayan bir çanta veya poşette av yaptığınız ortamdaki birkilerle saklanması
– Av giysileri ile seyahat etmek yerine avlaklarda giyilmesi

gibi önerilerimiz olabilir. Bu önerilerimiz kısmen de olsa, sürek avları için geçerli olabilir. Gece beklerinde ise gerçekten geçerli tavsiyelerdir.

GECE BEKİ NEDİR? NASIL YAPILIR?

Ülkemizde yalnızca domuz av için geçerli olan bu av şekli, domuz avının kuşkusuz en zorlu ve en çok sabır isteyen yöntemlerinden biridir. Sanırım bu sebeple de biraz saygıyı hakediyor. Aslında bek avı domuzun hareket anında olduğu her an yapılabilir. Akşamları gün kavuşmasına yakın başlayıp güneş bir iki boy yükselene kadar devam edebiliyor.

GECE BEKLERİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

Doğru yerin belirlenmesi: Domuz güneş battığı andan itibaren yatağından kalkarak, bir gecede yaklaşık 20-30 km alanı dolaşarakbütün gece yayılıma çıkıyor. Genelde rahatsız edilmesiği sürece aynı alanları yatak olarak kullanır ve hava koşullarına göre belirli zamanlarda yataş değiştirir. Genelde dinlenmek amaçlı rahatsız edilmeyeceği, rüzgardan korunan ve sabah güneşini gören sıklıkları tercih eder. Bu alanlara giriş-çıkışlar içinde kullandığı birden fazla patikası vardır. Gece bekleri için bu giriş çıkış patikalarını bulmak, ormandan çıkış noktaları ve tarla girişlerinde beklemek ve gece bekinde avı duyma ve görme şansınızı arttıracaktır.

Gece beklerinde domuzun beklediğimiz yere gelmesi, kesinlikle vurabileceğimiz anlamına gelmiyor. İz keserek kullandığı yolları bularak şansımızı arttırabiliriz. Gece bekinde garanti diye bir şey olmadığı gibi, domuz burnunuzun dibine kadar geldiği halde ateş edemeyebilirsiniz.

İz Keserken Dikkat Edilmesi Gereken Detaylar:

1) Domuz izi, keçi izine çok benzediği için çok kolay karıştırılır. Azırı izleri hariç, aradaki farkı ancak tecrübe ile ayırmam mümkün olur. Bu konuda tecrübe sahibi olanlardan yardım istemek doğru bir hareket olacaktır. Keçi izini keçi dışkıları ile de belirleyip ayırmak mümkün olabilir. Azılı, yani erkek domuzların ayaklarında bulunan mahmuzları çok kolay belli olur ve diğerlerinden bu sebeple daha rahat ayırt edilir.

2) İz keserken, özellikle güneş ışığının sert ve dik açılı olmadığı saatlerde yapmak, yaz sıcağında kurumuş beton gibi zeminde oluşmuş olan izleri gölgeler yardımı ile daha kolay ayırt etmenizi sağlayacaktır.

3) Renk farklılıkları özellikle sabah yapılan iz kesimlerinde yangın yolu ve yol-tarla kenarlarında yerinden oynamış taşlar, kaymış bir miktar toprak, domuzun giriş çıkış noktalarını belirlemenize yardımcı olacaktır. Yeni oluşmuş izler, henüz güneş görmediğinden çevresinden daha koyu renkli olacağından daha kolay ayırt edilebilir.

4) Renk farkı, izin aynı zamanda eski ya da yeni olmasını da belirlemektedir. Eski izler nispeten çevre koşullarının da etkisi ile silikleşir, sınırları yuvarlaklaşır. Üzerlerinde daha fazla çer çöp, ot bulunur. Yeni izler daha nettir ve çok az da olsa renk farkları vardır. Eğer bulduğunuz izler eski ise orada beklemeniz size şans ederi bir domuzun aynı yolu kullanması halinde şans verecektir. Bulduğunuz yeri arada bir kontrol edin. Domuzun aynı yolu tekrar kullanması olası bir durumdur.

OTURULACAK YERİN BELİRLENMESİ

Gece bekinde oturulacak yerin belirlenmesi iz kesmenin yani domuzun geliş tarafının belirlenmesinin yanı sıra çevre koşulları ve rüzgarın durumu ile de bağlantısı vardır.

Domuz kendi çevresinde etçillerden sonra kuşkusuz en korkulan hayvanlardan biridir. Öyle ki bir azılının homurtusu bütün dağ sakini hayvanların paniklemesine neden olabilir. Ancak domuzun bu baş edilmez korkulması gerekn, efe namı davranışlarına hiç bir şekilde yansımaz. Aksine zifiri gece karanlığında ormandan çıkıp açık alanda dolaşmayı, yanılmayı sevmez. Bunu yaparken çok temkinli davranır. Açıklığa girmeden önce havayı koklar, dinler ve yabancı koku veya potansiyel tehlike araştırır. Domuzun gözü aslında burnu ve kulaklarıdır. Gece karanlığında gündüz hareket ettiği kadar rahattır. Açık alana çıktığında özellikle gölgeleri kullanmak gibi bir eğilimi vardır.

1 ) Çevre koşulları : Beklenen yerdeki bitki yapısına göre bölgeyi en rahat görebileceğiniz yeri seçmek gerekir. Örneğin ; sıralı dikilmiş ağaçlar , belirli bir paralelde tarlayı kesiyorsa , domuz bu ağaç dizisini takip edeceğinden ve ağaçların gölge kısımlarında , birinden diğerine çevik adımlarla geçerek yemleneceğine emin olabilirsiniz. Eğer bu dizilere dik oturursanız ; domuzu görme ihtimaliniz , ancak diziden diziye geçerken görme şansınız olabilir ki , o da önünde beklediğiniz diziden geçmesi halinde. Burada yapılması gereken , ağaç dizilerine paralel oturmaktır. Tarlanın kenarına ya da içine oturmak , sizin bulduğunuz izlere ve domuzun tarlanın hangi kısmına yayılım gösterdiğine bağlı olacaktır.

2 ) Rüzgar : Domuzun burnu ve kulakları gözüdür demiştik… Rüzgar da görmesinde en büyük yardımcısıdır. Oturacağınız yeri seçerken rüzgarın özellikle karşınızdan gelmesine dikkat etmelisiniz.. En azından üzerinizden domuzun tarla girişleri yönüne doğru olmayacak şekilde ayarlanmalıdır. Eğer böyle bir lüks yoksa rüzgardan korunan bir yer seçmeli ve kokunuzun taşınması minimuma indirilmelidir. Etraftan toplanarak önünüze yığacağınız çalılardan yapacağınız bir küme de kokunuzun direk ormana taşınmasını bir nebze engeller. Ancak deneyimler domuzun taze kırılmış veya kesilmiş dal kokusundan huzursuz olduğu ve daha temkinli hareket etmesine neden olduğunu göstermektedir.

3 ) Ses : Kırsal kesimde ( şehir gürültüsünden uzak yerlerde özellikle ) gece ses duyma kapasitesi yükselir. Başka bir deyişle gece ses büyür. Kulağımız , gündüz hiç farketmediğimiz sesleri algılamaya başlar. Bunun nedenlerinden biri de görüş gücümüzün azalması ve beynin duyma algısını yükseltmesidir. Aynı zamanda koku algılamamız da gelişir. Bunun doğal sonucu olarak en küçük çıtırtının dahi olduğundan fazla ses çıkarması yanılsamasını getirir. ( Küçük bir kirpiyi domuz sanabilirsiniz . ) Bu noktada ses nereden ne şiddette gelirse gelsin boş bulunmamak asıl dikkat edilmemesi gereken durumdur. İrkilmeyi minimum’ a indirmek (ki tepki vermemek zordur. ) gerekmektedir. İrkilme ne kadar az olursa sizin çıkaracağınız ses de o kadar az olacaktır. Sesin arkanızdan geldiğini farzedelim. Eee , domuz bu , ne yapacağı belli olmaz . Komşu tarlaya iner , arkanızdan gelir beklediğiniz tarlaya…. Dönmeniz gerekli mi ? aslında değil , eğer domuz direkt üstünüze doğru yürümüyorsa rüzgarın durumu da müsait ve ya domuz 2 bekin arasından çıkmayacaksa… Sonuç olarak önünüzdeki tarlaya girecek ve yayılım yapacak ve görüş alanınıza girecektir.

( ÖNEMLİ NOT: EĞER BİR TARLADA BİRDEN FAZLA KİŞİ OTURUYORSA ÖZELLİKLE ATIŞ ALANLARININ ÖNCEDEN KARARLAŞTIRILMASI VE NE OLURSA OLSUN BU KARARLARA UYGUN DAVRANILMASI GEREKMEKTEDİR. AKSİ TAKTİRDE İSTENMEYEN KAZALAR OLMASI KAÇINILMAZDIR. KUŞ AVINDA YİYECEĞİNİZ 4 NUMARA SAÇMA SİZİ ÖLDÜRMEYEBİLİR AMA TEK BİR ŞEVROTİN TANESİ 9mm TABANCA KURSUNUNDAN DAHA ÖLDÜRÜCÜ OLABİLİR.)

Dönülmesi gerektiğinde yapılması gereken , domuzun hareket anında olduğu zamanı beklemektir. Domuzun kendi çıkardığı ses , sizin gürültünüzü bir nebze olsun perdeleyecektir.

Etiketler: > > > > >

Yorumlar

Benzer Yazılar